Sunday, August 28, 2011

Sadece, Bir Umut...


Seninle aramızda ipince bir çizgi var:
Bir adım atsam, ben "Sen"im; "Senin"im...
Bir adım atsan, sen "Ben"sin; "Benim"sin...
Bizi ayırdığını düşündüğümüz o ince çizgi, aslında "Biz" olabileceğimiz yerin ta kendisi.
Cesaretin bedeli dedikleri, sadece aşkın gölgesi;
korkakların savaş açtığı bir yel değirmeni;
seni benden, beni senden alıkoyan gözlerimizdeki korku perdesi...

Her yeni gün ile perdeleri açıp, güneşin evime huzur ve mutluluk getirmesini umudeder gibi, her sabah gözlerimdeki perdeyi ardına kadar açıp, umutla, senin yüreğime "aşk" getirmeni bekliyorum.

Korkma sevgilim!
Uzun karanlık yıllar sonrasında, perdeyi ilk defa aralığında, ışık gözünü alır insanın. Yüzünü, elinle kapatır, karanlığa çevirirsin korkuyla.
Güneşi gördüğünde ise, boşa harcadığın, karanlığa hapsolduğun onca zamana yanarsın.

Ben şimdi, kollarımı açtım sonsuzluğa. Işık oldum... Güneş oldum...
Gözlerindeki perdeyi aralamanı bekliyorum.

"Sen" gözlerini açtığında, aramızdaki o ince çizginin üzerinde, "Biz" olabildiğimiz yegane yerde; aşkla, umutla, cesaretle ve ana rahminde büyüyen bir bebek gibi, yüreğimde büyüttüğüm sevgimle "Ben" duruyor olacağım...

G.Ç.

No comments: