Yalnızlık, uykusuzluk ve özlemler arasında yaşarken çocuk; hayatına anlamlar ekleyecek güzel kızdan haberdar değildir. Haberdar olmadan önce okuduğu son cümlenin; "Bir gün, dünyanın herhangi bir yerinde, sizden habersiz yaşayan birine; tüm hayatınızı anlatmak istersiniz." olması aslında güzel günlerin habercisidir. Yine sıradanlaşan uykusuz gecelerden birinde bir mesaj belirir mesaj kutusunda çocuğun. 'Yeşil-beyaz' bir aşkla, birazda holiganca bam teline dokunur güzel kız. İşte orada başlar hikaye. Futbolla başlayan tek aşkı "Fenerbahçe Aşkı" olan çocuk, hayata daha güzel bakmasına neden olacak şeyin bir "timsah" olacağından habersizdir.
Daha önceleri huzursuz geçen uykusuz geceler yerini yine uykusuz ama bu sefer mutlu zamanlara bırakır. Her kelimede bir ortak nokta, her tartışmada bir özlem, her gidişte bir dönüş, her silişte bir ekleyiş ve her hoşçakalda bir merhaba birikir avuçlarında her ikisinin de. İlk başlarda erişilmesi zor biri gibi gelse de, çocuğun hayatında çoktan yer etmiştir güzel kız. "Reklam" ını çok iyi yapmıştır işi gereği. Her köşebaşına "her şey çok güzel olacak" notları eklemiştir adeta. Çıkmaz sokaktan da çıkılabileceğinin mücadelesini vermiştir her cümlesiyle.
Güzel kız, fark ettirmeden yerleşmiştir hayatının merkezine çocuğun. Artık inkar edilmez bir hal almıştır aradaki bağ. Pamuk ipliğine bağlı ama bir örümcek ağı sağlamlığındadır. Sabahlara kadar süren sohbetler, uykusuz işe gitmeler, çalışırken bile kurulmaya çalışılan iletişim; aslında mesafelerin uzaklığına meydan okumaktan başka bir şey değildir. Dokunmasan da, gözlerine bakmasan da, bir güzel mesajla içindeki "havai fişekleri" ateşleyen, etrafını karnaval alanına çeviren bir hal almıştır git gide.
Ve çocuk başa döner, dünyanın bir başka yerinde, birinin kendisini düşünmesi, onun hayatına anlam katar. Hayatında ki tüm siyah-beyaz renkler yerini gök kuşağına bırakır ve her şeyini anlatmak için geri sayım başlar...
Insomniac.
No comments:
Post a Comment