Saturday, August 20, 2011


Kapitalizm Hakkında Size Söylenmeyen 23 Şey: Azgelişmişlik Afrika’nın Kaderi Değildir
Kapitalizm hakkında bize söylenmeyen pek çok şey var şüphesiz. Ama yirmi üç tanesini toplayıp bir kitap yazmış Ha-Joon Chang. Bunlar arasında serbest piyasa diye bir şey olmadığı, çamaşır makinesinin dünyayı internetten daha fazla değiştirdiği, sermayenin milliyetinin olduğu, sanayi sonrası çağda yaşamadığımız gibi bu zamana kadar bize öğretilen pek çok şeyi sorgulayan yargılar var. Elbette hepsi önemli ve ayrı ayrı incelemeye değer. Ancak içlerinden bir tanesi özellikle de şu günlerde dünyanın gündeminde olan Afrika’daki kıtlık sorununa tersten bakan cinsten. Başlık şöyle: “Azgelişmişlik Afrika’nın Kaderi Değil”.

Bir yardım telaşı aldı hepimizi. İnsanız ne de olsa. Afrika’dan izlediğimiz görüntüler hepimizin içini burkuyor. Ülkemizde ve dünyada orada yaşayan insanlar için ciddi boyutlarda yardım kampanyaları düzenleniyor. Sevindirici. Ama işin bir de diğer tarafı var. Afrika’daki yoksulluk bu sene ortaya çıkmadı. Yıllardır böyle ve devam da edecek. Dönemsel yardımlar elbette olumlu ama kalıcı bir çözüm değil ne yazık ki. Soruyu şöyle sormak faydalı olur belki: Afrika neden bu halde? 

Ha-Joon Chang, kitabının ilgili bölümünde bunun üstünde duruyor. Diyor ki, Afrika kıtasının az gelişmişliğinin temel sebepleri hep yapısal nedenler olarak gösterildi. Örneğin, iklimi (kuraklık ve sıcağın sıtma gibi pek çok hastalığa yol açması), pek çok ülkenin denize kıyısı olmaması, etnik olarak bölünmüş olmaları ve çok sayıda çatışma yaşanması, doğal kaynak zenginliğinin insanları tembelliğe sevk etmesi gibi. Tamam bunlar var kabul, diyor ve ekliyor; “Peki 1960-70’lerdeki büyüme sırasında bu yapısal faktörler yok muydu?”. 

İşte kritik nokta bu. Elbette vardı. Bu büyüme, “yapısal” etkenlerin bölgenin büyüme başarısızlığının temel sebebi olmadığını gösteriyor. Öyleyse büyümedeki bu ani çöküş 1980’lerde yaşanmış bir politika değişikliği ile açıklanabilir. 1980 sonrası tüm azgelişmiş ülkelere dayatılan Yapısal Uyum Programları ile ülkeler serbest ticaret ve serbest piyasa uygulamalarını kabul etmek zorunda kaldı. Yazarın da dediği gibi, “ Yaygın kanının aksine, bu politikalar ekonomik kalkınma için iyi değildir. Bu politikalar daha olgunlaşmamış üreticileri bir anda uluslar arası rekabete maruz bırakarak bu ülkelerin 1960-70’lerde kurmayı başardıkları küçük sanayi sektörlerinin çökmesine neden olmuştur.”

Kaldı ki yapısal olduğu söylenen tüm şartlar bir zamanlar şimdiki gelişmiş ekonomilerin de sorunuydu. Ancak onlar satın alabildikleri teknolojiler sayesinde bunların zararlarını kontrol altına almayı başardılar. Demek ki sözde “yapısal” faktörler aslında serbest piyasa ekonomistleri -biz bunlara kapitalistler de diyebiliriz- tarafından günah keçisi konumuna sokulmuştur. Fakat görmedikleri ya da görmek istemedikleri bir nokta var: Dünyanın herhangi bir yerindeki yoksulluk, dünyanın her yerindeki refahı tehdit etmektedir.

*Kapitalizm Hakkında Size Söylenmeyen 23 Şey, Ha-Joon Chang, Say Yayınları, 2011.
**İlgilenenler için gelişmiş ülkelerin konuya ilişkin tutumlarını çarpıcı biçimde anlatan bir film: The Girl in The Cafe.

1 comment:

şenşakrak said...

Kapitalizm Nedir?
‎- Az önce o adama ne dedin ?
- Daha hızlı çalışmasını söyledim !

- Ona ne kadar ücret veriyorsun ?
- Günde 15 dolar !
...
- Ona vereceğin parayı nereden buluyorsun ?
- Malları satıyorum !

- Bu malları kim üretiyor ?
- O yapıyor !

- Bir günde kaç tane mal üretiyor ?
- 50 dolarlık .

- O halde, bırak ona ödeme yapmayı, kendisine daha hızlı çalış demen için sana günde 35 dolar ödüyor !
- Ha?

- Ama ... Makineler bana ait !

- Peki bu makineleri nasıl elde ettin ?
- Malları satıp aldım !

- İyi de o malları kim yaptı ?

- Kapa çeneni. Seni duyabilir !

Teşekkürler,Can Yücel...