Siyah beyaz renklerle dolu hayattır, rengarenk resimlerden eksik kalma durumudur. Yalnızlık, birinin gülüşüyle hayatına renk katmamasıdır ya da bir gülüşün eksikliğidir. Her kahve yapmaya gittiğinde bir fincan kahve yapmaktır, ama suyu iki fincanlık hazırlarsın. Alışkınsındır aslında yalnız olmamaya evvelden. Ama eksildiğinden beri ikinci fincanın suyunu hep dökersin. Canın sıkılır bir kağıdı karalarsın, saçmalamaya başlarsın, bir kalp çizersin, iki tane de ok. Bir ucuna kendi adını yazarsın ama ya diğer ucuna? İşte yalnızlık "ismin yalın halidir" yanına yazacak bir isim olmamasıdır. Alışverişe çıkarsın, bir şey beğenirsin; "aa bak bu ona çok yakışır" diyecek bir "o" olmamasıdır yalnızlık. Cümlelerini eksik kurmaktır. Kurarken bir tane daha fazla zamir kullanamamaktır.
Bizim şarkımızdı bu radyoda dinlediğim diyemezsin. Çünkü 'biz' diye bir şey yoktur. Tek şarkı vardır o da senindir. Yalnızlık senfonisi. "Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte" derken derin bir iç çekersin. Tüm yalnızlık şiirlerini benimsersin. Bak bak bu tam beni anlatıyor dersin, ıssız adamı izlersin sıkılmadan defalarca, özenirsin. O yapabiliyorsa ben de yaparım dersin. Ama yapamazsın. Telefonunun mesaj kutusu saçma sapan operatör mesajlarıyla dolmuştur bile çoktan. Eskisi kadar düzenli bir ilişkin yoktur şarj aletiyle. Köşedeki tekele giderken yanına almassın bile telefonu. 10 dakika geç yazsam merak eder diye düşünecek biri yoktur çünkü. Sevgilisi olan arkadaşlarınla buluştuğunda aldığın çayı en çabuk sen bitirirsin. Ağzın sadece çay içmeye yarar çünkü, iki kelime edecek bir şeyin yoktur.
Evet yalnızlığım ve ben mutluyuz. Mutlu olmak zorundayız. En sonunda biz bize kalıyoruz ya zaten... Alışkınız da birbirimize.
Sadece yüklemden ibaret bir cümledir yalnızlık. Yüklemler yeterli gelir, nesneler yoktur çünkü tek bir özne vardır o bile gizli öznedir ve sadece seni barındırır içinde. Yüklem sonda mı başta mı çözemezsin, çözemedikçe devrik bir hayat yaşarsın yalnızlığınla...
Insomniac
No comments:
Post a Comment